Yok arkadaş, yazmayacağım diyorum ama yine yazıyorum. Hunharca eleştiriler gelmiş Fetih 1453'e. Akşemseddin Hazretleri gerçekte olduğu gibi köse olmamış, Ulubatlı Hasan öpüşmüş, Kılıç sahnelerinin sesleri baş ağrıtmış, Görsel efektlerde başarısızlık varmış, Makyajlar yetersizmiş, Gemileri karadan yürütme fikrinin üstünde durulmamış, Tarihi niteliği yokmuş, Mehter Marşı çalınmamış...
“Türk işgalciler, filmde kendilerini dünyanın hâkimi olarak lanse ediyorlar” Yunan Basınından gelmiş bu cümle. Hadi farklı bir ülke basını diyelim bunu yapan. Sorarım o zaman bu cümlenin sahibine. "Bre insan evladı, Irak'a girdin, daha çıkamadın, 10 tane film yaptın. Afganistan'a girdin, masumu katlettin, kendini kahraman ilan ettin. Vietnam'a girdin, rezil oldun ama yine de Rambo serisini çıkarttın. Japonya'ya girdin, Pearl Harbor'u çıkarttın. 2. Dünya Savaşı filmlerini ben mi çektim? Soruyorum ben de sana, 300 Spartalı kendini dünyanın hakimi olarak lanse etmedi mi? Mitoloji Filmlerinde Achilles değil miydi tozu dumana katan?" Sen yapınca tamam, ben yapınca olmaz, öyle mi? Kusura bakma komşu ama bunun adına "Film" diyorlar. Hababam Sınıfı ile nasıl yıllardır okulda kalan insanlardık o zaman, kendimizi fütursuz kişiler olarak gösterdik, ya da Gülen Adam filminde hepimiz garibandık, Sezercik mi olduk hepimiz? Biz size Komşu Koş! diyor muyuz? Sakin olun hele, oturun bir filmi izleyelim, iki Türk Kahvesi içelim, Türk Lokumu yedikten sonra Baklavamızdan da ikram ederiz size, sakin olun... (Bu arada komşu, kimseye söyleme ama, oradaki adamlar gerçekten ölmüyorlar. Film yani o, şakacıktan ölüyorlar onlar. Ölmüş gibi yapıyorlar. Kan değil hem o, salça salça...)

Evet, eksikleri var filmin. Her filmin eksikleri vardır. Değil milyon dolarlık, milyar dolarlık filmlerin bile eksikleri var. Hatırlatırım size; Avatar filmine ne kadar eleştiri gelmişti bir
düşünün. Fight Club filminin Oscar'a hangi dallarda aday gösterildiğine bakın. Kısacası, bu güne kadar izlediğiniz en iyi filmleri, zamanın en iyi filmlerini bir gözden geçirin ve eksiklerini görün... "Bu kadar da olmaz" diyebileceğiniz eksikleri göreceksiniz inanın bana... Ben Fetih 1453 filmi için, bu güne kadarki gelmiş geçmiş en iyi film demiyorum. Bir çok açıdan, her birimiz "şu olsa iyi olurdu", "bunu niye söylemediler", "bu niye yok", "şunu yapsalardı daha güzel olurdu", "bu çok gereksiz olmuş" gibi sözler söyleyeceksiniz. Ben de söyledim ama el insaf be arkadaş. İlkokul 1. sınıfta hiç unutmadığım bir lafı vardı hocamın, "hocam neden şu renk elbise giymed
iniz?" diye sorunca bir öğrenci söylemişti aklımdan çıkmayan o cümleleri: "Sen maviyi seversin, diğeri moru, bir diğeriniz siyahı, ötekiniz beyazı. Her birinizin sevdiği rengi giyseydim eğer, gök kuşağı gibi çıkardım karşınıza; oysa bu renk, benim sevdiğim renkti ve o yüzden giydim." - İşte bu kadar basit aslında eleştirilere verilecek cevaplar. Yapımcı yahut senarist öyle görmüş arkadaş, öyle sevmiş, öyle anlatmak istemiş. Herkes bardağa farklı bakar. Sen bir yarısını görürsün, ben bir yarısını. Benim gördüğüm tarafı beğenmiyorsan, kendi gördüğünü göster.
Benim gördüğüm tarafı ben seviyorum ve seni sevmen için zorlamıyorum. Göz benim. Anlatan benim. Lakin eğer ben, var olan bardağa yok diyorsam, anlarım o zaman feryadını ama değil...

Burada, iftira atılmamış kimseye. Ecdadın adı lekelenmemiş... Tekrar söylüyorum, olması gereken şeyler vardı. Örneğin Mehter Marşı. Hepimiz hemfikirizdir Mehter Marşının olması gerektiği düşüncesinde ama dünyanın sonu değil ya be arkadaş, biraz ağır eleştirin, yavaş olun, adamın hevesini kursağında bırakmayın... 23 Nisanda şiir okuyan çocuğa "çok kötü okudun" dersen o çocuk şiir okumaz bir daha bunu hatırlayın. Yüreklendirin biraz o çocuğu, elini tutun. "Şöyle olsa daha güzel olurdu" diyin. Nazik davranın biraz. İzin verin tekrar şiir okuyabilsin bu çocuk...
Ben, Kara Murat, Battal Gazi filmleriyle büyüdüm. Bugün de Hollywood sineması başta olmak üzere, elimden geldiğince dünya sinemasını da takip etmeye çalışıyorum. Yıllar yılı sizin de benim gibi içinizde ukte değil miydi böyle bir film? Hep istemedik mi? "Keşke"lerle başlayan cümleler kurmadık mı? - Şimdi de kalkmış, o olmamış bu olmamış diyorsunuz. Bebek daha yeni doğdu, Bismillah de! Apalamadan koşmasını isteme bebekten. İzin ver biraz büyüsün, izin ver kardeşleri olsun... Çocuk büyüdüğünde "Muhteşem Yüzyıl" gibi hayırsız bir evlat çıkarsa, o zaman Eyvallah derim ama sen atîden haber veremezsin arkadaşım, bir bekle bakalım...
Velhasıl, yeni doğmuş Fetih 1453 Filmini azarlamayın, nazik olun biraz ona karşı. Gözlerinde parlaklığı göreceksiniz siz de, seveceksiniz, sizin çocuğunuz o; bizim çocuğumuz. El'in çocuğu değil... Sahip çıkın. Gidin filme, izleyin. Annenizi götürün, dedenizi götürün... Bırakın, bari bu sefer Viyana'yı fethedebilelim.
Erdi Eliaçık

kardesim eline diline saglik, yapilani gormeyip gozu kapali elestirenlere muhtesem bir cevap olmus.
YanıtlaSilemeğine sağlık.tespitlerin de çok yerinde...
YanıtlaSilCihan Bakacak:
YanıtlaSilTeşekkür ederim, umarım mesajım ulaşmıştır.
Adsız:
Teşekkür ederim...